Anadolu'nun Sesi: Ruhi Su

Her türlü baskıya rağmen türkülerini söylemeye devam eden seslerden biri olan Ruhi Su ölümsüzlüğünün 34 yılında mezarı başında anılacak.

Anadolu'nun Sesi: Ruhi Su

Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van'da doğdu. Memur olarak çalışan babasının Van'a tayini nedeniyle çocukluğunun büyük bir bölümünü burada geçirdi. Babasını kaybettiğinde daha küçük bir çocuktu, 1. Dünya Savaşının babasız bıraktığı çocuklardan biriydi, kısa zaman sonra da annesini kaybetti. 10 yaşına kadar yanlarına verildiği yoksul bir aile ile daha sonra da Adana'da öksüzler yurdunda yaşadı. İlkokulda müzik öğretmeni Mehmet Tahir'in keman alması üzerine keman çalmaya ve türkülere gönül vermeye başladı ancak daha 13 yaşında okul tarafından İstanbul'da Halıcıoğlu Askeri Okuluna gönderildi. Burada Mehmet adı yanına Ruhi adını kendisine koydu. Müzik yapmak istediği ve asker olmak istemediği için rapor da alarak askerlik yapmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle için okuldan ayrıldı ancak Müzik Öğretmen Okulu'na da giremeyince tekrar Adana'ya öksüzler yurduna döndü, oradan da Adana Öğretmen Okuluna başladı.

Adana Öğretmen Okulu’ndayken tanıştığı ebe-hemşire ile evlenir, bir oğulları olur. ve adını Güngör koyarlar ancak kısa zaman sonra eşi Ankara Numune Hastanesi’ne tayin olunca, kendisi de tekrar Müzik Öğretmen Okulu sınavına girer ve kazanır, burada da Soyadı Kanunu sonrası 1934 yılında Su soyadını alır, böylece adı artık Mehmet Ruhi Su olur.

1935 yılında sesini kemanın önünde tutar ve keman çalmayı bırakır, hemen ardından 1936’da Devlet Konservatuarı’nda Opera Sanatçısı olarak başlar ve şan dersleri alır.  Devlet Operası sanatçısı olarak, Bastien Bastienne, Satılmış Nişanlı, Madame Butterfly, Fidelio, Tosca, Yarasa, Aşk iksiri, Rigoletto, Figaro'nun Düğünü, Maskeli Balo ve Konsolos gibi operalarda rol aldı. Türk Opera Sanatı'nın temelinde Ruhi Su'nun da katkısı büyüktür.Ancak bu yıllarda ilk evliliği de sona erer.

1942 yılında Ankara Devlet Konservatuarı şan bölümünü de bitirir ve 1942-1945 döneminde Ankara Cebeci İkinci Ortaokulu’nda ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nde müzik öğretmenliği yapar. Bu yıllarda aynı enstitüde müzik öğretmenliği yapan Aşık Veysel ile tanışır.

Opera çalışmaları sırasında ilgi duyduğu Türk Halk Müziği seslendirdiği "Bas bariton Ruhi Su Türküler Söylüyor" adında bir radyo programına başlar. 1943-45 yılları arasında Ruhi Su radyoda Alevi deyişleri ve nefesleri söylediği gerekçesiyle Alevilik ve Komünizm propagandasyıla suçlanır ve işine son verilir. Bu yıllarda Ruhi Su, Ali İzzet’ten Bir Allah’ı Tanıyalım / Ayrı Gayrı Bu Din Nedir, Pir Sultan Abdal’dan Gelin Canlar Bir Olalım, Muhyi’den Zahit Bizi Tan Eyleme gibi nefesler söylemiştir.

Ruhi Su 1950 yılında Nazım Hikmet’in Davet şiirini, Süvarinin Türküsü adıyla bestelemiştir. Nazım Hikmet şiirini besteleyen ilk sanatçıdır.

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.

12 Kasım 1952’de Ankara’da tutuklandığında operadan ayrılmak zorunda kaldı. Ruhi Su, Türkiye Komünist Partisi üyesi olmaktan 1952-1957 yılları arasında 5 yıl hapiste, 20 ay da Konya Çumra’da emniyet gözetiminde kaldı. 1957'de hapisteyken söylemiş olduğu "Mahsus Mahal" türküsü ile ünü de iyice yayılmış oldu. Ruhi Su'nun Sıdıka Su adına varettiği 3 kıtalık nihavent türküde bir gencin sevdası anlatılmaktadır. Bu türkünün bir benzerinin 1571 yılında Yozgat'lı köylü Farz-u Mahal tarafından söylendiği bilinmektedir. 

Mahsusmahal derler kaldım zindanda
Kalırım kalırım gardaş dostlar yandadır
İk'elleri kızıl kandadır kanda
Ölürüm ölürüm kardeş aklım sendedir

Hasan Dağı türküsü de tutuklu olduğu dönemde, diğer mahkumlar gibi bir başka mahkumla birlikte bileklerinden zincire vurulmuş bir halde İstanbul’dan Adana’ya götürülürken yazılmış bir ağıttır. Vedat Türkali’nin anlattığına göre, yolda Adana Cezaevi’ne nakledilirken, erkeklerin hepsini ikişer ikişer ellerinden birbirlerine zincirliyorlar. Adana’ya giderken Gülek Boğazı’ndan Hasan Dağı’ndan geçerken bu meşhur Hasan Dağı türküsünü ilk defa orada yazıyor.

Hasan dağı Hasan dağı 
Eğil eğil, eğil bir bak 
Sıkıyor zincir bileği 
jandarmada din iman yok 

Gidiyor kalktı göçümüz 
Gülmez, ağlamaz içimiz 
İnsan olmaktı suçumuz 
Hasan Dağı, insan olmak 

1954’te cezaevinde Sıdıka Su ile Nevzat Hatko ve Behice Boran’ın şahitliğinde evlenirler. 1958 yılında her ikisi de tahliye olurlar. Oğulları Ilgın 1959’da doğar. 1960 yılına gelindiğinde ise İstanbul’da Taksim Belediye Gazinosu’nda program yapmaya başlar, Atıf Yılmaz’ın Karacaoğlan, Barbaros ve Lale Devri adlı filmlerinde Halk Müziği parçalarını seslendirir.

1963’te Hikmet’in ölüm haberi geldiğinde ise Su, Karalı Bir Haber Düşmüş ağıtını, bir türkü ezgisini yorumlayarak söyler.

Karalı bir haber düşmüş geliyor
Bakır antenlere kardeş gümüş tellere
Ne bir ezan sesi ne çan çalıyor
Sabahın seheri kardeş, çıkmış yollara
Sabahın seheri Nazım Kardeş, çıkmış yollara

1975 yılında Dostlar Tiyatrosu bünyesinde, ilk üyelerini sınavla seçerek kurduğu Dostlar Korosu'nu kurdu. Daha önce de koro çalışmaları olduysa da en önemli korosudur Dostlar Korosu. 

1978 yılında romatizma şikayeti ile gittiği hastanede kemik iliği kanseri başlangıcında olduğunu öğrenir, çalışmalarına 2 yıl daha devam etse de 1980 yılında, 12 Eylül döneminin baskıcı yönetimi altında çalışmalarına ara vermek zorunda kalır. Askeri yönetim zamanı uzun süre yurt dışına tedavi için gitmesine de izin verilmedi.

Son dinletisini 6 Şubat 1983 tarihinde Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Haftasında verdi. Bir defaya mahsus olmak üzere pasaport çıkarılarak Almanya’ya gittiğinde yapılan tedavi de sonuç vermeyince 20 Eylül 1985’te 73 yaşında hayatını kaybetti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığında'dır.

Ruhi Su, ölümüne kadar 16 tane 45'lik plak, 12 uzunçalar çıkardı. Ölümünden sonra kurulan Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı aracılığıyla eşi Sıdıka Su (ölümü-18 Ekim 2006) ve oğlu Ilgın Su özel arşivlerdeki ses kayıtlarından yararlanarak plak, kaset ve CD üretimini sürdürdüler. 

Albümleri

Seferberlik Türküleri Ve Kuvayi Milliye Destanı (1971)
Yunus Emre (1972)
Karacaoğlan (1972)
Pir Sultan Abdal (1972)
Şiirler - Türküler (1974)

Köroğlu (1974)
El Kapıları (Sümeyra Çakır İle Birlikte) (1977)
Sabahın Sahibi Var (Sümeyra Çakır İle Birlikte) (1977)
Semahlar (1993)
Çocuklar, Göçler, Balıklar (1993)
Zeybekler (1993)
Pir Sultan'dan Levni'ye (1986)
Ezgili Yürek (1993)
Ekin İdim Oldum Harman (1993)
Kadıköy Tiyatrosu Konseri I (1987)
Kadıköy Tiyatrosu Konseri II (1987)
Beydağı'nın Başı (1988)
Dadaloğlu Ve Çevresi (1988)
Huma Kuşu Ve Taşlamalar (1989)
Sultan Suyu 'Pir Sultan Abdal'dan Deyişler' (1990)
Dostlar Tiyatrosu Konseri (Sümeyra Çakır İle Birlikte) (1991)
Ankara'nn Taşına Bak (1992)
Uyur İken Uyardılar (1993)
Barabar (1994)
Aman Of (1995)

Kaynaklar

http://bianet.org/bianet/kultur/124914-ruhi-su-kimdir

https://www.antoloji.com/ruhi-su/hayati/

https://www.biyografi.info/kisi/ruhi-su

http://www.leblebitozu.com/anadolunun-sesi-ruhi-sunun-turkuleri-ve-hayati/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ruhi_Su

https://listelist.com/ruhi-su-kimdir/

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2018/10/20/ilgin-su-babam-hic-gec-kalmazdi/

https://www.demokrathaber.org/tarih/hasan-dagi-hasan-dagi-egil-egil-de-bir-bak-h12455.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Mahsus_Mahal

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2019, 14:35

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER