Baden Baden Gezi Rehberi

Bu gezi yazısında Almanya’nın kaplıcalarıyla ünlü, Kara Ormanlar bölgesindeki Baden Baden şehrini kısaca tanıtacağız.

Baden Baden Gezi Rehberi

Biz Baden Baden’e Heidelberg’den günübirlik olarak gelerek şehri gezdiğimiz için yazı içeriği de belli sınırlar içerisinde olacak maalesef. Heidelberg’den Baden Baden’e tren veya otobüs ile gelmek mümkün. Biz Flixbus isimli firmayı tercih ettik. Kendi tur programımızı düzenlediğimiz gezimizin 3. durağı oldu bu şehir. Onun öncesinde Freiburg ve Heidelberg şehirlerini görmüştük.

Bu vesileyle eğer Almaya içerisinde seyahat edecekseniz buna ilişkin bilgilerin de olduğu Kara Ormanlar Bölgesi’nin bir diğer güzel şehri olan Freiburg’u tanıttığımız gezi yazımız için TIKLAYINIZ…

Almanya’nın en güzel ve turistik şehirlerinden biri olan ve bence mutlaka görülmesi gereken Heidelberg gezisi yazımız için TIKLAYINIZ…

Öncelikle şehre ulaşımı anlatalım. Baden Baden’e bizim gibi toplu ulaşım ile gelmeyi tercih ederseniz, Flixbus Baden Baden durağı hemen tren istasyonu karşısında olduğu için istasyon varış noktanız olacak. İstasyon ile kent merkezinin arası pek yakın değil. O yüzden tren istasyonunun yanındaki duraklardan kalkan otobüslere binerek merkeze ulaşmak daha doğru bir tercih olacaktır. 

Şehrin gezilecek yerlerinin merkezi noktasını Trinkhalle (müze) veya yine oraya yakın Kurhaus (şehrin ünlü kumarhanesi) seçerek gezinizi planlayabilirsiniz. Bu noktalardan birinde inince şehrin eski kent merkezi tam karşınızda kalacak.

Şehir merkezine geldiğinizde ve burayı gezerken, eski kent merkezinin aslında çok da büyük bir yerleşim alanı olmadığını fark edeceksiniz. Zira Baden Baden’de, diğer Avrupa kentlerindeki gibi şehrin yerleşimi eski kent merkezinin bulunduğu yerin çevresine yeni yerleşimler ile oluşturulmamış. Eski kent merkezi çevresinde yeni yerleşim sınırlı olarak bulunuyor. Yeni yerleşim daha ziyade eski kent merkezine gelirken geçeceğiniz yolun sağı ve soluna konumlanmış.

Şehir merkezi dediğimiz noktada ise tarihi binaların yanı sıra, bol miktarda park, gezinti yerleri ve müzeler bulunuyor. Eski kent merkezi denilse de, yapılaşmanın sınırlı olduğu, daha ziyade sayfiye yerini andırır doğal birçok yürüyüş alanı bulunan ve insana doğayla iç içe olma fırsatı veren bir şehir Baden Baden.

İstasyondan merkeze gelince görülecek yerlerin birçoğu Kurhaus’un tam karşı bölgesinde yer alıyor. Şehrin bu bölgesinde, kent sakinlerinin ikametgahları, alışveriş için dükkanlar, lokantalar, pastaneler, şehrin en eski kilisesi ve en ünlü iki kaplıcası yer alıyor.

Eski kent bölgesindeki binalar genel olarak Almanların 2 veya 3 katlı klasik binaları olsa da, dış cephe süslemeleri bu bölgede daha fazla kullanılmış. Sokaklarda yürürken çeşitli yerlerde heykellerle karşılaşıyorsunuz. Bunlara parkların içine yerleştirilen heykelleri de eklersek şehir adeta açık hava sanat müzesini andırıyor.

Bu bölge Almanya- Fransa sınırına yakın, doğanın içinde, daha ziyade geliri yüksek bir kesimin ikamet ettiği bir yer. Baden-Baden dünyanın en popüler spa merkezlerinden biri olduğu için kentin turizmi de genel olarak bu yönde gelişmiş.

O yüzden turistik yerlerin başında gelmesi ve aynı zamanda tarihi niteliği itibariyle Baden Baden gezinizde Friedrichsbad’ı görmenizi tavsiye ederiz. Burası 1877’den beri hizmet veren bir kaplıca. İlk etapta mimarisiyle göze çarpan bu kaplıcayı muadillerinden ayıran birkaç özelliği var. Öncelikle burası belli günler karma, belli günler kadın, erkek ayrı hizmet veren nüdist bir mekan. Binaya girdiğinizde size hemen kaplıcanın nüdist olduğunu belirtiyorlar. Yani 17 etaptan oluşan bu kaplıcaya üzerinizde hiçbir şey olmadan giriyorsunuz.

14 yaş üstü girişe izin verilen bu kaplıcada masaj dahil ve dahil olmayan ayrımıyla fiyatlandırma yapılıyor. Kaplıcanın diğer bir özelliği ise Romalılardan kalma hamam kalıntılarının da burada olması. Romalılardan kalma tarihi kalıntılara hiçbir zarar verilmeden inşa edilen bu kaplıcada, ayrıca bir ücret karşılığında söz konusu kalıntıların ziyaret edilmesi de mümkün.

Kaplıcadan yararlanmak istemezseniz de, binanın termal kısmı haricindeki kısımlarını gezmenize müsaade ediyorlar. Tarihi yapıyı bu suretle de görebilirsiniz.

Bu termal kaplıcanın hemen ilerisinde bir başka kaplıca daha var. Burası modern bir mimariye sahip olan Caracalla Termal Kaplıcası. Hemen hemen yanyana olan bu iki kaplıca aynı şirket tarafından işletiliyor. Caracalla Kaplıcasına giderken şu an sanat sergilerine ev sahipliği yapan eski bir kilesinin bulunduğu güzel bir bahçeden geçiyorsunuz.

Burası oldukça rağbet gören bir yer olsa da kaotik bir durumla karşılaşmıyorsunuz. Her şey düzenli ve tertipli. Bu kaplıcanın iç ve dış termalleri bulunuyor. Burada Friedrichsbad’da olduğu gibi yaş sınırı yok. Bu yüzden çocuklu aileler de genellikle burayı tercih ediyorlar. Termalin bahçesindeki açık havuzda yüzenler, etrafında şezlongda güneşleneler ve kafesinde bir şeyler yiyip içerleri görünce tatil beldesinde olduğunuz hissiyatına kapılıyorsunuz.

Her iki kaplıca hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isterseniz resmi internet sitesi için TIKLAYINIZ…     

Aslında birbirine çok yakın konumda bulunan bu iki kaplıcanın hemen öncesinde kentin en eski kilisesi (Stiftskirche) bulunuyor. Friedrichsbad’ın arka cephesi yan tarafında yer alan, dış görünüşü mütevazi olan, 1467'den kalma geç gotik haçıyla ünlü bu yapıyı görmenizi ve içine girmenizi tavsiye ederiz.

Kiliseyi gezdikten sonra kilisenin yanındaki meydandan Friedrichsbad’ın arka cephesine gelince demir konstrüksiyon üzerinde su testileri göreceksiniz. Termal cenneti olan Baden Baden’de hiçbir kaynak suyunu görmedim dememek için buradan biraz ilerleyince 1870 yılında yapılan “Fettquelle” isimli 63 derece sıcaklıkta suyu olan termal çeşmeye ulaşabilirsiniz. Çeşmenin suyu arıtılmamış kaynak olduğu için içmeye uygun değil. Burayı da gördükten sonra kilisenin çevresini gezebilirsiniz. Zira kilisenin çevresi kentin en eski yerleşim yeri ve hemen yanındaki sokaklar da kentin eski dönemlerdeki dokusunu daha iyi yansıtıyor.

Tarihi pazar meydanı Marktplatz sabahları bu kilisenin hemen yanında kuruluyor. Eğer bir şeyler satın almak isterseniz bu pazaryerine de uğrayabilirsiniz. Şehirdeki diğer önemli bir yapı olarak belediye binası da kilisenin hemen karşısında yer alıyor.

Şehirde görülmesi gereken bir diğer yer Trinkhalle isimli eskiden kaplıca işlevi gören, bugün ise sergi salonu olarak kullanılan tarihi yapı. 1842 tarihinde yapımı tamamlanan bina görselliğiyle göz alıyor.

Çok güzel bir bahçeye ve mimariye sahip bu binanın dış cephesinde 16 sütun ve bu sütunların arkasındaki fuayede bulunan duvarlardaki tarihi resimler yapıyı gerçekten muhteşem gösteriyor. Söz konusu duvar resimleri bölgenin tarihi olaylarını ve efsanelerini tasvir ediyor. Yine dini motifli resimler de sergi salonunu andırır bu fuayede bulunuyor.

Binanın içine girmeye niyetiniz bulunmasa bile cephe ve duvar resimlerini mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Şehrin turistik öneme haiz olan diğer yapısı yukarıda adını andığımız Kurhaus isimli kumarhane. Kumarhane ile Trinkhalle birbirine çok yakın konumdalar. 1824 tarihinde açılan ve açıldığı günden bu yana kumarhane işlevi gören bir bina burası. 1830’lu yıllarda Fransa’da kumar oynanması yasaklanınca Baden Baden şehri buna yönelik talebi fazlasıyla karşılamış ve o dönemden bu yana kumar oynamak isteyenlerin de gözde mekanı haline gelmiş. Zamanında Dostoyevski’nin de müdavimi olduğu Kurhaus, yazarın kendi yaşamından izler de taşıyan “Kumarbaz” isimli romanına da ilham veren mekanmış.

Kumarhane olmasının yanı sıra güzel bir restoranı da bulunan bu yapıyı ziyaret edebilirsiniz.

Yukarıda söylediğimiz üzere şehrin her yeri park ve yeşil alan dolu. Kurhaus’un karşısında başlayan bu yeşil alanların en gözdesi ise “Lichtentaler Allee” isimli parkur ve park. Hemen Kurhaus’un yanında başlayan ve yol boyunca devam eden, Oos Nehri’nin üzerindeki köprüleriyle, yemyeşil çevresiyle huzur dolu, yürüyüş alanları boyunca birçok heykel, sanat galerisi ve müzeye ev sahipliği yapan bir parkur burası.

Bu parkur boyunca tarihi tiyaro binası, Staatliche Kunsthalle isimli sanat müzesi, Museum Frieder Burda isimli şehrin en önemli modern sanatlar müzesi, Stadtmuseum Baden-Baden (şehir müzesi) ve diğer adını saymadığımız birçok sanat galerisi ve müze karşınıza çıkacak.

Ayrıca yol boyunca park içerisinde şehirde zamanında yaşamış önemli tarihi şahsiyetlerin, sanat adamlarının heykelleri yer alıyor.

Bu yemyeşil alanda doğada yaşayan canlılar da ihmal edilmemiş, parkın çeşitli yerlerine kuş yuvaları inşa edilmiş. Parkur bayağı uzun bir alana yayılmış. Biz botanik bahçesine kadar gidip orayı da gördükten sonra geri döndük.

Tarihi ve kültürel yapıları ve güzel doğasıyla söz konusu parkuru dolaşmanızı tavsiye ederim.

Baden Baden; Dostoyevski, Turgenyev, Tolstoy, Çehov gibi ünlü Rus yazarlarını, Rus soylularını ve özellikle halen Rus zenginlerini ağırlayan bir şehir olunca, şehirde bu ziyaretçilerinin ibadeti için de Rus Ortodoks Kilisesi inşa edilmiş. Biz botanik bahçesini gezdikten sonra dönüş yolunda şehrin mimarisiyle dikkat çeken Rus Ortodoks Kilisesi’ne uğradık.

İç kısmında fotoğraf çekilmesine müsaade edilmeyen bu küçük kilisenin özellikle kubbe yapısı oldukça güzel.

Buradan devamla şehrin merkezindeki Protestan Kilisesi ile onun karşısındaki fıskiyeli güzel parkı da ziyaret ederek Heidelberg’e dönüş için Kurhaus’un karşı tarafından otobüse binerek tren garına yöneldik.  

Gezimizi Temmuz sıcağında yapınca dinlenmek için bolca mola verdik. Bu molalarda size tavsiye edeceğim mekan olarak, dondurma yemek isterseniz Kurhaus’un karşı tarafında şehir girişindeki Parlor Capri isimli dondurmacıya uğrayabilirsiniz. Ancak asıl tavsiye edeceğim tatlıcı şehrin ünlü pastanesi Cafe König olacak. Tolstoy’un da müdavimi olduğu bu tarihi pastane güzel bir bahçeye de sahip. Burada yediğimiz kara orman pastasının tadını oldukça beğendik.

Yemek için ise La Casserole ve Weinstube im Baldreit isimli restoranlarda karar kılmış olsak da her ikisinin de acıktığımız saatte kapalı olmasından dolayı, spontane bir şekilde Löwenbrau Baden Baden isimli yerde yemek yeme kararı aldık. Burayı tercih edişimizin nedeni güzel bir bahçeye sahip oluşuydu. Klasik Alman et yemeklerini ve biralarını denemek isterseniz burası turistler tarafından da bayağı tercih edilen bir yer.

Gezi yazımızın başında söylediğimiz üzere, şehirde alışveriş yapılacak dükkanlar Kurhaus’un karşı tarafındaki eski kent merkezinde bulunuyor. Yine tarihi kilisenin karşısında pazar kuruluyor. Bu bölgelerden alışveriş ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Eski kent merkezinde Aldi veya Lidl olmadığı için su vs günlük ihtiyaçlarınızı Cafe König’in sokağındaki Fresh Shop ve DM isimli (daha ziyade gratis veya watsons benzeri) marketten karşılayabilirsiniz.   

Diğer Gezilecek Yerler

Aslında bu kısımda bizim yapmadığımız ancak görülmesi gereken yerleri yazacağım. Bu yerlerin başında şehrin tarihi kale kalıntıları geliyor. “Hohenbaden Kalesi” kalıntıları şehir merkezinden biraz uzak bir yerde, ormanlık alanda, tepede yer alıyor. Buraya toplu ulaşım bulunmamasından dolayı kendi aracınızla veya yürüyerek ulaşmanız gerekiyor. Baden Baden’in Kara Ormanlar Bölgesi’nde olduğu ve doğal güzelliği düşünüldüğünde yürüyüşün iyi bir tercih olacağını söylemeye gerek bile yok. Ancak zamanın kısıtlı oluşu, şehri gezdiğimiz gün yaşanan aşırı sıcaklık vs. olumsuzluklar sebebiyle biz kaleye gidemedik. Kaleye kendi aracınızla yaklaşık 10 dakikada, yürüyerek yaklaşık 50 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Tabi yürüyüş temponuz ve kondisyonunuz iyiyse bu süre geçerli. 12. yüzyıldan kalma ormanlık alanın içindeki bu kaleyi gezebilir, önündeki büfeden yiyecek veya içecek birşeyler alarak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. İmkanınız bulunuyorsa bu geziyi yapmak için zaman yaratın derim.

Ayrıca Kara Ormanlar Bölgesi’nin bu güzel şehrinde ormanlık alana daha kolay ulaşım sağlamak için bir de teleferik var. “Merkur Funicular Railway” (Dağ Teleferiği) isimli bu teleferik eski şehir merkezini geçince biraz üst kısımda kalıyor. O sebeple şehri gezdikten sonra vaktiniz ve niyetiniz varsa teleferiğe ulaşıp tepeye kadar çıkıp şehri tepeden izleyerek ormanlık alanda yürüyüş yapabilirsiniz. Bu yürüyüşünüz esnasında ulaşabileceğiniz “Merkurturm” isimli kuleye çıkabilir veya “Wildgehege” isimli vahşi yaşam parkında tellerin ardından geyiklerin, domuzların, keçilerin doğal yaşamlarını izleyebilirsiniz.

Ayrıca bir dönem Almanya’nın en güzel köyü seçilen Sasbachwalden kendi aracınızla Baden Baden’e yaklaşık yarım saat mesafede olduğu için oraya da gidebilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2021, 23:52

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER