COMO GÖLÜ KÖYLERİ (ORTA COMO)

İtalya Como Gölü'ne gittiğinizde gezebileceğiniz Orta Como Köylerini sizin için derledik ve kendi gezimizi de sizin için anlattık...

COMO GÖLÜ KÖYLERİ (ORTA COMO)


Lecco tren istasyonundan Varenna'ya doğru yola çıktık, planımızda Varenna, Bellagio ve Menaggio köyleri vardı ve bu köylere ulaşım Varenna'dan kalkan tekne ve feribotlarla sağlanıyor, zaten Lecco'yu da bu sebeple tercih etmiştik.​

Lecco'dan Varenna'ya gelmek hemen hemen 20-25 dk. saat ve tren bileti sadece 3 euro. Varenna (Esino) tren istasyonu sahile yürüyerek 5 dk mesafede. Trenden iner inmez güzel bir dere ve köprü karşılıyor zaten sizi.

​Varenna'ya iner inmez planınızı yapmanız gerekli zira diğer köylere sık olsa da önceliğinizi diğer köylere vermeniz daha doğru olacaktır, çünkü kendinizi Varenna'nın güzelliğine kaptırıp diğer köylere zaman ayırmama riskiyle karşılaşabilirsiniz. Hatta tekneleri hareket ettği yerin hemen karşısındaki Albergo (Otel) Olivedo'da kalma isteği bile diğer yerlere gitmekten vazgeçmek isteğine sebep oluyor.

Biz de hemen diğer köylere gitmeye karar verdik. Derenin diğer tarafına köprü ile geçip, limandan hemen günlük Orta Como sınırsız biletini aldık ve Bellagio'ya gittik.

Bu arada belirtmek gerekirse, 3 tür bilet var köyleri gezmek için ve fiyat 15 euro ile 30 euro arasında değişiyor. 30 euro içinde bütün köyler ve ve Como şehri de dahil ancak Como'nun 2 saat uzaklıkta olduğunu gidiş gelişin bile 4 saat sürebileceğini düşünmek gerekli, biz bu nedenle sadece Orta Como yani 5-6 köye gidebileceğiniz bileti aldık.

​Bellagio'ya doğru yola çıkarken yukarıdaki fotoğrafı çektim, gölün ortasından ve hemen fotoğrafın sol tarafında bembeyaz bir şelale gördük. Dönünce buraya da yürümeye karar verdik. 20 dk süren yolculuk sonrasında Bellagio'ya vardık. Burası yarımada şeklinde ters Y olan Como Gölünün ortasında bulunan bir köy ve Varenna'dan daha küçük, yine de dik yokuşları, renkli çiçeklerle dolu sokakları, sahile dizilmiş kafeleri çok cazip hale getirmiş köyü.

Hemen sokaklardan birinden yukarıya doğru yola çıktık, hem tepede görünen kiliseyi görmek hem de yarımadayı karadan katederek diğer tarafa çıkmak için. Her sokak güzel, her bina güzel görünüyor gözümüze ancak tepeye vardığımızda The Rockefeller Foundation'un Bellagio merkezini görmek biraz ilginç oldu. Yarımadanın en hakim yerinde ve çok güzel ve geniş bir bahçe vardı tabi ki duvarların arkasında.

​Yarımadanın diğer tarafına kadar dar bir yoldan gidiliyor ve burası sadece yayalara açık, daha sonra aynı yoldan dönmemek için google haritalara baktık ve bir yol görünüyor dönüş için ancak öyle bir yol yok, mecburen aynı yoldan geri döndük ancak dönüşte tepeye çıktıktan sonra günlük kilise ziyaretimizi de yapalım dedik. 1000 yıllık bir kilise varmış meğer burada, adı da Chiesa San Giacomo. Hemen yanında da benim diyen uzun boylu insanın bile su içmekte zorlanacağı yüksek bir çeşmesi var.

Çeşmeden elimizle su içebildikten sonra Kilise ziyaretimizi de yaptık ve dar sokak aralarından vapura yetiştik. Bellagio'dan sonraki durağımız Menaggio, fakat uzun araştırmamıza ve googleda olduğu yazılı olmasına rağmen doğrudan geçemedik, önce Varenna'ya uğradı vapur sonra inmeden hemen gölün karşı kıyısındaki Menaggio'ya gittik.

​Menaggio daha sakin geldi bana göre hatta biraz daha büyük olmasına rağmen. İskeleden inince hemen sizi hiking, trekking ve bisiklet rotaları karşılıyor, sanırım Lecco'dan sonra burası da biraz doğa sporları merkezi, ancak bizim bugün günümüz köy gezilerine ayrılmış durumda. İskelenin hemen sağ tarafında küçük bir liman yapılmış, limanın dalgakıranı biraz kale suru gibi ve üzerinde yürünebiliyor, hatta sıra bulabilirseniz en üçta oturabilecek alanda uzun zaman geçirebilirsiniz.

​Sonra yine sağ tarafa yürüyerek lavanta arabalı meydana ulaştık ve bu köydeki tarihi iki kiliseyi de gezerek (ki ikisi de aynı sokakta sayılır Via Calvi üzerinde ve sonunda, küçük olanın adını bulamadım ancak büyük olanın adı Parrocchia Santo Stefano imiş) meydanda oturup bişeyler yemeyi tercih ettik. (Caffe Del Pess)

Saat 5'te vapura yetişerek Varenna'ya tekrar geçtik ve bana göre bugünün en güzel köyüydü. Tekneden iner inmez sağ tarafınızda güzel bir yol görünüyor, kah deniz üzerine yapılmış yol olarak kah sahilden yürüyeceğiniz. Yukarıda da bahsettiğimiz Otel Olivedo önünden başlayan bu yolun sarı tabelalarını heryerde görmeniz mümkün zaten. Yolun adı Green Way Dei Patriarchi. Ataların Yeşil Yolu diye çevirebiliriz bu yolu, tabi köyün en güzel yerlerinden geçiyor ve köyü baştan sona bu yolu izleyerek katetmeniz mümkün ancak bu yolu izlerken, adının neden yeşil yol olduğunu düşünüyorsunuz, yolun köy çıkışından itibaren bir patikaya girdiğinizi söylemeye gerek yok, çünkü yol ortalama gidiş olarak 3 km devam ediyor. Bu rotayı da diğer sayfalarımızda olduğu gibi aşağıda vereceğim.

​Yol iki güzel yere çıkıyor diyebilirim, bunlardan birincisi, atalara giden yeşil yol olarak adlandırılmasının da sebebi olan mezarlık. Kapısı kilitliydi ancak hemen sağındaki merdivenlere çıktığınızda görebilirsiniz, belki Milano'daki mezarlığı görseydim başka türlü düşünebilirdim ama şu ana kadar gördüğüm en güzel mezarlık bu oldu.

​Ataların yeşil yolu burada bitiyordu ama yukarıda da bahsettiğim gibi biz gölün ortasındayken bembeyaz bir şelale görmüştük, o tarafa doğru giden patikadan yürümeye devam ettik. Yaklaşık 1 km güzel bir patikada yürüdükten sonra önce suyun sesi sonra da görüntüsü kendinizden geçmenize yol açıyor. 

​Burası süt şelalesi, ama öyle sadece adı süt değil, süt gibi bembeyaz akan bir şelale, adı Fiumelatte, yukarıya tepeye kadar çıkan merdivenleri takip ettiğinizde kaynağına kadar çıkabiliyorsunuz, ben ilk kez bir şelale kaynağı gördüm diyebilirim, sakin bir şekilde kaynaktan çıkan su 2 metre sonra kayalara çarpa çarpa öyle hızlıca aşağı düşmeye başlıyor ki, bembeyaz renk alıyor.

Burada geçirdiğimiz 10 15 dk sonra tekrar aşağıya inmeye başladık, bu sırada gün batmaya başladı ve Como Gölünün bizim çektiğimiz en güzel manzaralarını da dönüş yolunda yakaladık diyebilirim.

​Gün batmıştı artık köye geldiğimizde ve tabi tren saatlerini kontrol ettiğimizde 1 saatten fazla zamanımız olduğunu gördük, biraz dinlendikten sonra tren istasyonuna gittik ve Lecco'ya dönüş yolculuğu yaptık.

​Varenna da Castello di Vezio yu göremeden döndük, aslında aynı manzaralara sahip yollarda tepelerde yürüdük ama olsun bu bir eksiklik oldu.

​​

GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

Varenna

Ataların Yeşil Yolu

Fiumelatte

Menaggio

Bellagio

UNUTULMAMASI GEREKENLER

Burada bile kısa da olsa doğa yürüyüşü yapabilirsiniz

Köylerin tümünü görmek için zaman planlaması yapmak

Como merkezi de görmek istiyorsanız Varenna'ya erken gelmek

Dönüş yapılacaksa tren saatlerini kontrol etmek, saat 8'den sonra 2 saat olmayabiliyor.

Bu sayfada belirtilen yürüyüşün wikiloc rotası: 3 köy rotası

Sadece Fiumelatte wikiloc rotası: Varenna - Fiumelatte

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2018, 16:07

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER