En Gösterişli Antik Kent: Perge

Pamphylia'nın başkenti, antik kentlerin en gösterişlisi Perge'yi gezerken bilinmesi gerekenler...

En Gösterişli Antik Kent: Perge

.

Perge Antik Kenti Nerede

Perge, Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu ilçesi sınırları içinde bulunan, antik bir kenttir. Serik yönüne gderken 5. Km’den sonra tabelalarla yönlendirmeler bulunmaktadır.

Perge Tarihi

"Tüm kavimlerin ülkesi" anlamına gelen Pamphylia Antalya ile Adana arasındaki bölgedir ve bu bölgenin başkenti Perge’nin tarihi MÖ. 4000-3000’li yıllara kadar dayanmaktadır. İlk yerleşim hemen arkadaki platoda iken zamanla plato önündeki ovaya doğru kaymıştır.

Hattuşaş kazılarından anlaşıldığı kadarıyla Perge kentinin Hitit İmparatorluğu döneminde önemli bir yer tuttuğu anlaşmalara konu olduğu anlaşılmaktadır ancak kent çoğunlukla bağımsızlığını korumaya devam etmiştir.

M.Ö. 334 yılında Büyük İskender Küçük Asya’yı almış Phaselis kentinde bulunuyordu, ordusu Toroslar üzerainden kendisi yakın denizden Perge’ye ulaşmıştır. Perge şehri ile Makedonya ordusu arasında herhangi bir savaştan eden bir kaynak yok, bu nedenle şehrin hala ayakta olan güçlü surlarına rağmen şehrin savaşmadan teslim olduğu düşüncesi hakimdir.

Makedon kralından sonra bir dönem Bergama yönetimine giren kent, tüm Bergama krallığı 3. Attalos’un vasiyeti ile Roma Cumhuriyeti hakimiyetine girerken, Pamphylia bölgesi 50 yıl kadar daha bağımsızlığını korudu ancak bölgedeki karışıklık 150 yıl kadar daha devam etti. MS. 1. yüzyıldan itibaren Perge Romanın oluşturmakta olduğu dünya düzenine uyum sağladığı kabul edilir. Helenistik dönemden itibaren Pamphylia’nın önemli kentlerinden biri olmuştur. Pax Romana ile sağlanan huzur ortamından yararlanarak rahat bir ortama kavuşmuştur.

Perge denizden 12 km içeride olmasına rağmen, Kestros (Aksu) sayesinde bir kıyı şehri gibi denizin avantalarından yararlanabiliyordu. Üstelik, içeride olmasından dolayı denizden gelen korsan saldırılarından da kendini koruyabiliyordu, buna rağmen dönem dönem Pers istilasına da uğramıştır.

Perge en parlak dönemine MS. 2. ve 3. yüzyıllarda ulaşmıştır. Bugün hala bu bölgede görülebilen tiyatro, çeşme  yollar, kuleler ile anıtsal mimarinin büyük bölümü bu altın çağda yapılmıştır.

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Side ilk Piskoposluk merkezi, Perge de ikinci Piskoposluk merkezi olarak açıklanmıştır. Burada yeniden gelenek haline gelmiş iki kent arasındaki rekabet görülmektedir. MS. 7. yüzyılda bölgeye Arap akınları başlamıştır. Perge halkı bu tarihler arasında zamanla şehri yavaş yavaş terk etmeye başlamıştır. 17. yüzyılda gezgin Evliya Çelebi Pamfilya’ya gelmiştir. Evliya Çelebi bu bölgede Tekke Hisarı adlı bir yerleşimden söz etmektedir. Tekke Hisarı’nın antik Perge olabileceği savunulsa da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda hiçbir Osmanlı buluntusu veya kalıntısına rastlanmamıştır.

2018 yılı Antalya Valiliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından “Perge Yılı” ilan edilmiş ve çalışmalar hız kazanmıştr. Perge Antik Kenti, Geç Klasik, Helenistik ve Roma İmparatorluk dönemleri bağlamında planlama açısından önem taşıyan bir kenttir. Kent planlaması çerçevesinde, aşağı kentin kuzey-güney eksenini oluşturan sütunlu cadde iyi korunmuş bir örnek olarak dikkate değerdir. Diğer yandan, kuzey-güney doğrultulu sütunlu caddeyi ortasından boylu boyunca kat eden su kanalı ise, bu anlamda önemli bir tasarımdır. Kanal, kentteki dört anıtsal çeşme yapısı ve iki büyük hamam ile beraber, sıcak Pamphylia ovasındaki Perge’ye bir “su kenti” kimliği kazandırmıştır. Helenistik Dönem’de inşa edilen, Roma İmparatorluk Dönemi ve Geç Antik Dönem’de onarım gören savunma sistemi Perge’yi öne çıkaran bir diğer öğedir. Aşağı kentin etrafındaki sur duvarı, kuleler, bastionlar ve kapılar büyük oranda ayaktadır. Akropolis surları da göz önüne alındığında Perge, antik çağ askeri mimarisine dair değerli bir bilgi kaynağı olarak belirmektedir.

Perge Antik Kenti, yukarıda sayılan nitelikleri ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ne önerilmektedir.

Antik Kentin Giriş Çıkış Saatleri ve Ücreti

Perge, Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu ilçesi sınırları içinde bulunan, antik bir kenttir. Serik yönüne gderken 5. Km’den sonra tabelalarla yönlendirmeler bulunmaktadır.

15 Nisan – 2 Ekim Yaz 08:30 – 19:30

3 Ekim – 14 Nisan Kış Açılış Saati: 08:30 – 17:30

2019 yılı için giriş ücreti 35 TL olarak belirlenmiş durumda ancak müzekart burada tabi ki geçiyor.

Perge’de Bulunan Eserler

Perge kent yapısı ve dokusu itibariyle zengin bir kenttir ve bunun sebebi ise burada yaşayan soyluların bu kentti geliştirmek için fazlaca çaba sarf etmiş olmalarıdır. Buda kentte ilk girdiğinizde hemen solunuzda tiyatrosu, kuleleri, anıtsal çeşmesi, kiliseleri, caddeleri, hamamları ve bir çok yapısıyla tarihe direniyor ve hala ayakta.

Perge Antik Tiyatrosu

Seyirci oturma yerlerinin bulunduğu alan, Orkestra ve Sahne olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Oturma alanı ve sahne arasında orkestraya ayrılan alan, yarım daireden biraz geniştir. Tiyatroda orkestra kısmının korkuluklarla çevrilmiş olması, burada gladyatör oyunlarının da yapıldığını gösteriyor. 5 kapı ile kulise açılan sahne binasının yüzünde, tablolar halinde şarap tanrısı Dionysos´un hayatını anlatan rölyefleri bulunuyor. Sahne binasının yıkılması sonucu bu kabartmalardan birçoğu ağır hasar görmesine rağmen Dionysos´un hayatını anlatan bölümlerin anlaşılır şekilde bugüne kadar ulaşmış durumda. Tiyaro 13000 seyirci kapasitelidir. Alt tarafta 19, üstte 23 oturma sırası vardır. (Aspendos’tan daha büyüktür, Aspendos 7500 kişi kapasitelidir.)

MS. 2 yüzyıla ait olduğu tahmin edilen antik tiyatronun restorasyon projesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ödenek ayırarak bu yıl içerisinde restorasyonu başlattı.  Tiyatro yıllardır kapalı iken 2018 ylında açıldı ancak Haziran 2019 itibariyle yeniden kapandı.  

Perge Stadyumu

Perge Stadyumu antik dünyadan günümüze kalmış en iyi stadyumlardan biridir. İnce uzun dikdörtgen olan yapının ana malzemesi konglomera bloklarıdır. 234 x 34 metre boyutlarında olup Tiyatro ile antik kent arasında yer almaktadır. Yapı her iki uzun kenarda 30’ar kapalı kısa kenarda ise 10 adet olmak üzere 70 kemer üzerine oturtulmuş 11 oturma sırasından meydana gelmiştir. Kuzey ucu ise açıktır. En üst kademe yaklaşık 4 m. genişliğindeki gezi alanı bulunmaktadır. Uzun kenarları taşıyan kemer boşlukları dükkan olarak kullanıldığı, dükkan sahibinin adı ve satılan malın cinsinin yazıldığı yazıtlardan anlaşılmaktadır. Kemer boşlukları da bugün büyük oranda sağlam durumdadır. Stadyumun M.S. 1. yüzyılın ikinci yarısında yapılmaya başlandığını kabul edilmektedir.stadyum yaklaşık 12000 kişiliktir.

Perge Agorası

Agora şehrin ticari ve politik merkezidir. Perge Agorası planlama ve kent yerleşimi açısından Anadolu Romasının en güzel örneklerinden biridir. Ortada avlu bulunmaktadır ve bu avlunun çevresinde dükkânlar vardır. Agoradaki dükkanlar çift kapılıdır yani sırasıyla dükkanlardan biri agoraya, diğeri ise agorayı çevreleyen sokaklara açılır, bu yönüyle ise Anadolu'daki diğer agoralardan ayrılmaktadır. Arazinin eğimine bağlı olarak güney taraftaki dükkanlar iki katlıdır. Meydanın ortasında 13,40 m Çapında yuvarlak bir yapısı bulunmaktadır ve bu yapının bir tapınak olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Agora yaklaşık 76 x 76 m boyutlarındadır ve Anadolu'nun en büyük agorasıdır, iç ölçüleri dahi 51 X 51 m. boyutlarındadır.

Sütunlu Cadde

Akropol eteğinde çeşme (nympheum) ile yerleşim arasında uzanır. Hem yaya hem atlı araç trafiğine uygun olacak kadar geniştir. Ortasında 2 m. genişliğinde bir su kanalı caddeyi ikiye ayırıyor. Şehrin ihtişamını ve güzelliğini gözler önüne serer ayrıca bu cadde ortasındaki su kanalı gösteriş ve sanata olan ilgiyi temsil etmektedir. Bu caddenin altında temiz ve kirli su kanalları bulunuyor.

Perge Hamamları

Pergede 2 büyük hamam bulunduğu tespit edilmiştir. Kente girişte helenistik kapının hemen solunda bulunan güney hamamı ve kuzey hamamında sıcak ve soğuk su havuzlarının yanı sıra soyunma odaları, soğuk, ılık ve sıcak banyo gibi bölümlerden oluşan hamamlar edebi ve politik sohbetler yapmak, dinlenmek ve zaman geçirmek için kullanılan sosyal mekanlarmış.

Kestros Çeşmesi

Sütunlu Ana Caddenin kuzeyinde, akropolün güney eteğine yaslanmış U şeklindeki 2 katlı çeşmenin gerçek yüksekliği 13 metre, genişliği ise 21 metredir. (Bugün için ikinci kat bulunmamaktadır.) Çeşmenin her iki tarafından akropole çıkış mümkündür, günümüzde çeşmeye bakarken sol taraftan yürüme yolu düzenlenmiştir. Arka kısımda balkon şeklindeki niş önüne Nehir Tanrısı Kestros heykeli yapılmıştır. Bugün müzede sergilenen Zeus ve Hadrianus heykelleri de bu çeşmede bulunmuştur. Çeşmenin MS 117-138 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Heykeller

İstanbul Üniversitesi tarafından yürütülen kazılar sonucu ortaya çıkarılan mermer heykeller artık Antalya Müzesinde sergilenmektedir, hatta buradaki heykel buluntuları sayesinde Antalya Müzesi dünyanın en zengin Roma Dönemi heykel müzelerinden birisi olma özelliğini kazanmıştır.

Kaynaklar

www.kulturvarlikları.gov.tr

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2019, 19:25

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER