KANYONLAR KENTİ KASTAMONU

Kanyonlar Kenti Kastamonu'da birkaç günde gezilebilecek şelale ve kanyonlar. Çatak kanyonu, Horma Kanyonu ve Valla Kanyonu ile Ilıca Şelalesi, Mantar Mağarası, Ejder Çukuru, Ilgarini Mağarası...

KANYONLAR KENTİ KASTAMONU

Bir önceki gün gece yarısı düşmüştük yollara ve İstanbul Doğa ile bir günümüzü Dünya Mirası Kentte Safranbolu’da geçirmiştik (bu gezimizi okumak için tıklayınız), ardından yine yollara düşüp Kastamonu’nun Dünyaca ünlü kanyonlarını gezmek için Pınarbaşı ilçesine geldik.

Çatak Kanyonu

Azdavay ilçe merkezine 7 km uzaklıktaki bu kanyonu görmemek olmazdı, zira kanyon Dünya’nın 4. büyük kanyonu olarak ün yapmış.

Kanyona ulaşmak için ilçeden 7 km araçla gittikten sonra bir tabela görünmekte, Tam bu yol ayrımından sonra aracınızla 1300 metre ve yaya olarak 300 metre gitmeniz veya 300 metre aracınızla sonra da 1300 metre yaya olarak gidebileceğiniz iki ayrı rota var. 

Rakım olarak 900 rakıma çıkıyorsunuz kanyona geldiğinizde, sonra cam terastan izlemeniz gerek bütün manzarayı, zira tam 450 metre yüksekten bakıyorsunuz aşağıya, kayalar bazı yerlerde çok daha yüksek olsa da, 450 metreden izlenilen manzara muhteşem ve aynı derecede ürkütücü. Bu manzarayı ancak fotoğraflar anlatır bence…

Kanyon zemininde Devrekani Çayı akıyor ve sesi bu yüksekliklere kadar da çıkıyor.

Burada bol bol fotoğraf çektikten sonra hemen yakınımıza gelen otobüsümüze bindik ve ikinci durağımız olan Horma Kanyonu’na doğru yola çıktık.

Horma Kanyonu

Azdavay İlçesinden Pınarbaşı İlçesine doğru devam ettik ve ilçeden geçerek 5 km uzaklıktaki Horma Kanyonuna vardık, burada bir cam teras yok ancak bu kanyon içinde de ahşap yürüme yolu var, bu yol geçen yıl açık iken bu yıl (2019) bakıma alınmış ve güvenli dğeil, işçiler sizi içeriye almıyor. Yakın zamanda biteceğini belirtiyorlar Zara Çayı’nın 3 km kadar sonra Ilıca Şelalesi olarak döküldüğü yere kadar yapımı neredeyse bitmiş durumda, keyifli manzaralar verse de bir süre sonra doğaseverler için ahşap zemin üstünde yürümek çok keyif vermiyor, ayrıca kanyon görüntüsünü de kapatıyordu. (geçen yıldan bir kare)

Kanyona girdiğinizde üzerinden geçtiğiniz ilk ahşap köprünün dönüş yoluna göre  hemen solunda bir patika başlangıcı var, bu patikada ağaçlar ve kayalar işaretlenmiş durumda ve sizi muhteşem denilebilecek güzellikte patikalar, manzaralar eşliğinde Ilıca Şelalesine kadar çıkarıyor. Ancak belirtmek gerekir ki yolun ilk yarısı %20 eğimle yukarıya doğru, ikinci yarısı ise %20 eğimle aşağıya doğru, yani yol kısa ancak eğim nedeniyle doğa yürüyüşüne alışkın olmayanları zorlayabilir. (Yürüyüş rotamız için tıklayınız)

İlk yarısı bittiğinde bir tepeye çıkıyorsunuz ve muhteşem bir manzara eşliğinde molanızı verebilirsiniz, zira biz öyle yaptık ve yanımızda getirdiklerimizi işte şu manzara eşliğinde yedik.

Daha sonra yer yer ağaç tünellerden yürüyerek Ilıca Şelalesine vardık.

Ilıca şelalesi

Biz orman içi yollardan Ilıca Şelalesine vardır ancak araçla gelmek isteyenler için Pınarbaşı İlçesine uzaklığı sadece 10 km, daha sonra sadece 800 metrelik bir yürüyüş yolu bulunmakta. Horma Kanyonu’nun bittiği yerde, Zara Çayı 15 metre yüksekten dökülüyor, suyun döküldüğü yerde doğal bir havuz oluşmuş, bu havuzun rengi, içindeki ve çevresindeki bitkiler nedeniyle yeşile çalmaktadır. İsterseniz tahta terasta isterseniz de zemindeki taşlarda güzel fotoğraflar çektirebilirsiniz. (aşağıda 2018 yılından bir kare görünüyor)

Burada geçirdiğimiz zaman sonrasında Horma Kanyonunun Ilıca şelalesi tarafından da içeriye 400-500 metre kadar girdik, ancak yürüyüş yolundan grup olarak geçerek yolun sağlmlığını deneyen ilk grup olmamak için geri döndük, zira henüz sabitlenmemiş ve açıkçası çok güvenli görünmüyor kalabalık bir grup girişi için.

Valla Kanyonu

Pınarbaşı İlçesinden yaklaşık 1 saat süren bir yolculuktan sonra Muratbaşı Köyü’ne varılıyor. Dünya’nın en derin ikinci kanyonu olan Valla Kanyonu Seyir Terası bu köyden yürüme parkuru olan ve sonundaki merdivenler hariç neredeyse hep iniş olan 1,5 km sonra. Kanyon 12 km devam ediyor ve bazı yerlerde 1100 metre derinliğe sahip, terastan ise yaklaşık 700 metreden izleyebiliyorsunuz bu ürpertici görüntüyü. Bu kanyona tehlikeleri nedeniyle kesinlikle rehbersiz girilemiyor ayrıca rehberle dahi girenlerin özel eğitimlerden geçirilmesi (işaret dili, ip inişleri, su mücadelesi eğitimleri) gerekiyor, zaten kanyonun %60’ı gölet ve bazı yerlerde girdaplar oluşmuş durumda.

Bu kanyonun seyir terasının bulunduğu yerin hemen yanına bir teras daha yapılıyordu, muhtemelen birkaç ay sonra da bitecektir ve  katlı bu terastan çok daha yakından kanyon görülebilecek hale gelecek.

Mantar Mağarası ve Ejder Çukuru

Adını mağara girişinden yaklaşık 30 m. içeride bulunan dev bir mantarı andıran 4 m. yüksekliğindeki kalker kütlesinden alan Mantar Mağarası Pınarbaşı İlçesine 30 km uzaklıkta, sümenler köyü yakınlarında, orman içerisinde bulunuyor, giriş yolu Milli Parklar tarafından yolların üdzeltilmesi için malzeme taşınmasından dolayı kolaylaşmış durumda ancak yine de bir tırmanış içeriyor. Mağaranın tavan yüksekliği 15-20 m aralığında değişiyor ve bir aydınlatması 2019 yılı için bulunmuyor, bu yüzden kafa feneri ile girmek şart, ayrıca yerler çok kaygan.

Ejder Çukuru'na Mantar Mağarasını geçtikten sonra 600 metre daha dik şekilde çıkış sonrasında ulaşılabiliyor. Buraya Ejderha Çukuru da deniliyor. Çukurun genişliği 12 ile 15 m arasında değişmektedir. Ejderha Çukuru derinliği 385 metredir, yani görünen aslında hiçbirşeymiş. Profesyonel dağcılar içine de girmişlerdir ve en aşağıda bir yol olduğu söyleniyor hatta çukurun içinde eskiden yapılmış olan merdiven kalıntılarında olduğu söyleniyor ama biz tepeden birşey göremedik. (Rota için tıklayınız)

.

Ilgarini Mağarası

Ejder Çukurunu da geçtikten sonra artık yol kalmamış durumda, kayalıklardan devam eden ve zaman zaman çok zorlaşan bir patika bizi bekliyor. Rakım olarak yükseldikçe, beklentilerinizi karşılamasını umduğunuz mağaraya yaklaşıyorsunuz ama unutmayın Dünyanın en geniş ağızlı mağaralarından birine yaklaşıyorsunuz. Mağaranın girişi devasa boyuttadır ve ağzından itibaren toplam uzunluğu 850 m, derinliği 250 m'dir.Ilgarini, Türkiye'nin en derin 4. mağarası sayılmaktadır.

Girişte Bizans dönemine ait olduğu sanılan 8-10 haneli bir köy yıkıntısı mevcuttur. Sağdaki düz yoldan gidildiğinde bir su sarnıcı bulunmaktadır. Bu bölümde odalar ve sarkıtlar bulunduğundan Avizeli Salon denilmektedir. Biz tamamına gidemesek de (yola devam edebilmek için teknik malzeme gerekmektedir) mağaranın sola ayrılan diğer yolundan gidildiğinde ağızdan itibaren –250 m derinliğe kadar inilmekte ve M.Ö. 2000 yılına ait insan yaşantısı izlerine rastlanılmaktadır. Yolun başlangıcından aşağıya inildiğinde küçük bir düzlüğe ulaşılmaktadır. Buraya kadar inerken 40 kadar dönüşlü, taştan örülmüş ve viraj şeklinde bir yol kullanılmaktadır. Bu düzlükte kilise kalıntısı ve mezarlar vardır. Bu kısımda 7 adet mezar mevcuttur. Böylece ulaşılabilen yere kadar mağaranın uzunluğu 858 m.’dir. (Rota için tıklayınız)

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2019, 11:42

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER