Avrupa Parlamentosu: AB, Türkiye müzakerelerini askıya alsın

Avrupa Parlamentosu, raportör Kati Piri’nin AB’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını öneren raporunu 109’a karşı 370 oyla kabul etti

Avrupa Parlamentosu: AB, Türkiye müzakerelerini askıya alsın

Üyelik Müzakerelerinin Askıya Alınması Teklifinin Geçmişi

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Hollandalı parlamenter Kati Piri 4 Temmuz 2018 tarihli açıklamaları ile Türkiye'deki başkanlık sisteminin AB ile uyumlu olmadığı, insan hakları ihlallerinin artması ve son olarak 24 Haziran seçimleri sırasındaki uygulamalar ile bu seçimler sonrasındaki ilk sürecin AB açısından kırmızı çizginin aşılması olarak değerlendirildiğini, Türkiye hakkında hazırladığı raporun olumsuz olduğunu ve Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını isteyeceğini açıklamıştı.

20 Şubat 2019 tarihinde Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi, Türkiye raportörü Kati Piri'nin 'Avrupa Birliği'nin Türkiye ile katılım müzakerelerini resmen askıya alması' önerisini 7'ye karşı 47 oyla kabul etti ve böylece öneri  karar tasarısı haline gelerek Avrupa Parlamentosu'na sunuldu, bu oylamada 10 üye çekimser kaldı. 

.

Kati Piri Tarafından Hazırlanan Raporun Detayları Şöyle:

OHAL fiili olarak devam ediyor, OHAL prosedürleri halen yerel idare ve makamlarca devam ettiriliyor. İfade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve mal edinme özgürlüğü konusunda çok ciddi geriye gidiş mevcut.

Terör iddiaları sebebiyle 150 bin kişi gözaltına alındı ve 78 bin kişi tutuklandı, bu davaların çoğunda kesin kanıt olmadan işlem yapılıyor. 

Diyanet İşleri Başkanlığı MİT tarafından kullanılıyor ve Avrupa ülkelerinin egemenlik haklarını ve sosyal düzeni tehdit ediliyor.

Tutuklu veya şüpheli yakınlarını da kapsayacak biçimde pasaportlar iptal ediliyor.

Terörle Mücadele Yasası insan hakları ihlallerini meşrulaştırmak için kötüye kullanılıyor, Yasa uluslararası insan hakları standartlarına uygun değil.

Türkiye diğer ülkelerde Türk vatandaşlarını rahatsız etme, kaçırma, gizli takip ve ihbar hatları açma gibi yöntemleri uyguluyor. 

OHAL Komisyonu’nda 81 bin dosya bekletiliyor, sadece %7 olumlu sonuç çıktı, işten atılanlar sosyal ve profesyonel hayatta damgalandılar.

4 binden fazla hakim ve savcının görevden alınması, 570 avukatın tutuklanması hukukun bağımsızlığı ve tarafsızlığına tehdit oluşturuyor, savunma ve adil yargılanma hakkına engel olunuyor.

Sendika üyeliği suç delili olarak kabul ediliyor. 

Avrupa Sığınma Destek Ofisi'ne göre, Türkiye'nin vatandaşları Avrupa Birliği ülkelerine sığınma talebinde bulunan 5. ülke konumuna yükseldi.

Yolsuzluk yaygınlaşıyor

.

Avrupa Parlamento Oylaması

Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesinde karar tasarısı haline getirilen Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı bugün Avrupa Parlamentosu'nda oylandı.

Avrupa Parlamentosu Kati Piri’nin Avrupa Birliği’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini askıya almasını öneren raporunu 109’a karşı 370 oyla kabul etti, 143 üye de çekimser oy kullandı.

Avrupa Parlamentosu'nda aşırı sağcı grubun, "Türkiye ile üyelik müzakerelerinin tamamen sona erdirilmesi" yönündeki önerisi ise sosyalistlerin ve liberal demokratların oylarıyla reddedildi. Sosyalistler ve liberal demokratlar Türkiye'deki durumun gelecekte iyileşeceğini umut ettiklerini belirterek üyeliğin tamamen sona erdirilmesinin Ankara'nın adaylık statüsünü tamamen kaybetmesine yol açacağı gerekçesiyle karşı çıktı.

.

Türkiye'den İlk Tepki

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır Avrupa Parlamentosu'nun Kati Piri'nin raporunu kabul etmesini şiddetle kınadı, Volkan Bozkır "Raporda yer alan asılsız iddiaların, AP Genel Kurulu'nca kabul görmesi, AP'nin ülkemize karşı taraflı ve önyargılı tutumunun devam ettiğinin bir göstergesidir. AP, aldığı bu kararla, yapıcı bir tutumdan uzak olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Türkiye'nin müzakere ve katılım süreci, Türkiye'nin olduğu kadar AB'nin de yararınadır. AB ile olan köklü ve çok boyutlu ilişkilerimiz birçok alanda AB'ye katkı sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Bu ilişkileri normalleştirme ve yeniden canlandırma çabalarımızın en yüksek olduğu bir dönemde, böylesine bir kararın alınması en basit tabiriyle çifte standart ve tutarsızlıktır. Avrupa'nın radikal eğilimlerinin temsilcilerinin AB kurumlarını yönetmeye talip olduğu bir dönemde ve bu eğilimlerinin hakimiyet altına aldığı, görev süresi dolmak üzere olan bir parlamentonun böylesine bir karar almasının maksatlı olduğu ve meşru görülemeyeceği açıktır." dedi

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise twitter hesabından yaptığı açıklamada, ''Bizim açımızdan değersiz, hükümsüz ve itibarsız bir karar bu. Bu itibarsız karar, AP’nin artık aşırı sağın ideolojik güdümüne girdiğinin ilan edilmesidir. AP demokratik gelişmeye açık ve destekleyici kararlar almaktan uzaklaştı. Aşırı sağın dar penceresinden bakıyor dünyaya. AB’nin genişlemeden sorumlu komiserinin ırkçılığı, Türkiye raporunu hazırlayan şahsın demokrasiden çok terörü destekleyenlerle yakınlığı herkes tarafından bilinmektedir” 

.

Avrupa Parlamentosu Kararının Niteliği

Avrupa Parlamentosu ilk kez üyelik sürecindeki bir aday ülkeyle müzakerelerin askıya alınmasını istiyor. Ancak Avrupa Parlamentosu AP, AB'nin yasama organı olmasına rağmen Avrupa Birliği'nin nihai karar organı değil, bu nedenle aldığı kararlar, tavsiye niteliği taşıyor, bağlayıcılığı bulunmuyor. Avrupa Parlamentosu'nun aksine, Avrupa Birliği'nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu ile birçok birlik üyesi ülke, Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasına sıcak bakmıyor.

.

Avrupa Birliği Organları

Avrupa Birliği Zirvesi (The European Council)

Zirve, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri ile Konsey ve Komisyon başkanlarından oluşur. Yılda dört defa Brüksel’de toplanan Zirve, Birliğin gelişmesi ve Avrupa'nın bütünleşmesi doğrultusunda öncelikleri ve temel politikaları belirleyen kararlar alır.

Avrupa Birliği Zirve’sini Avrupa Konseyi  ile karıştırmamak gerekir. Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ile ilgili olmayan, Avrupa’nın 47 ülkesinin temsilcilerinden oluşan ve 1949’da demokrasi ve insan haklarını teşvik etmek amacıyla kurulan farklı bir kurumdur.

AB’nin karar alma sürecinden üç organ sorumludur: Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu.

.

Arupa Parlamentosu

AB kurumları içinde doğruda halk tarafından seçilen organdır. AB üyesi ülkelerin vatandaşları olan Avrupa vatandaşları beş yılda bir yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanabilirler. Son Parlamento seçimi 2014 yılında yapıldı. Parlamento, bugün için Avrupa Birliği'ne üye 28 devletin nüfusuna göre belirlenen toplamda 751 temsilcisinden oluşuyor. Avrupa Parlamentosu'nda, bugün için 8 siyasi parti grubu ve bağımsız üyeler yer almaktadır.

Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır. Üye devletleri bağlayacak hukuki düzenlemelerin kabul edilebilmesi genel kural olara hem Avrupa Parlamentosu ve hem de Konsey'in onayı ile mümkün olur. Bazı konularda ise sadece danışma organı niteliğindedir, görüşleri bağlayıcılık taşımaz. Bu alanların en önemlisi dış politika konularıdır. Avrupa Birliği bütçesini Konsey ile birlikte yapan Avrupa Parlamentosu'nun diğer Avrupa Birliği kurumları üzerinde siyasi denetim yetkisi vardır. 

.

Avrupa Komisyonu

Avrupa Komisyonu, yasama sürecini başlatan, ayrıca Birliğin yürütme organı olarak AB müktesebatını, bütçeyi ve programları uygulamaktan ve idari denetimden sorumlu kurumdur. Avrupa Komisyonu, her bir üye devletten bir kişinin yer aldığı 28 üyeden oluşur. Bu kişilere "komiser" adı verilir. Her Komiser bir veya daha fazla AB politikasının yürütülmesinden sorumludur. Komisyon adeta bir Bakanlar Kurulu gibi faaliyet gösterir. Komiserlerin görev süresi 5 yıldır ve bu süre yenilenebilir.

Komiserler Avrupa Birliği üyesi devletlerin vatandaşları olmalarına ve bu devletler tarafından atanmalarına karşın kendi ülkelerinin menfaatlerini değil Birliğin genel menfaatlerini korumak durumundadır. Komisyon, sorumluluklarını yerine getirirken bağımsız hareket eder ve üye devletlerden ya da herhangi bir kurumdan veya makamdan talimat almaz.

Komisyon'un merkezi Brüksel'dedir. Avrupa Birliği üyesi devletlerden bağımsız bir niteliğe sahip olan Komisyon, Birliğin yürütme organı konumundadır. Bu doğrultuda Birliğin bütçesini ve politikalarını uygulayan Komisyon, AB hukukunun uygulanmasının idari bakımdan gözetilmesi görevini de üstlenmiştir. AB hukukunu ihlal ettiği iddiasıyla üye devletleri Avrupa Birliği Adalet Divanı önünde dava edebilir. Komisyon'un bir diğer önemli görevi ise yasama organını oluşturan Avrupa Parlamentosu ve Konsey'e sunduğu yasama ya da karar önerileri ile yasama sürecini başlatmasıdır.

.

Avrupa Birliği Konseyi

Konsey, ("Bakanlar Konseyi" ya da "AB Konseyi") Avrupa Birliği üyesi devletlerin hükümetlerinde görev yapan bakanlardan oluşan bir organ konumundadır. Konsey, Avrupa Birliği içinde üye devletlerin ulusal çıkarlarının temsil edildiği organdır. Konsey toplantılarına, karara bağlanacak konu doğrultusunda üye devletleri temsilen ilgili bakanlar katılır. Örneğin toplantının konusu ekonomi veya para politikası ile ilişkili ise, üye devletlerin ekonomi ve maliye bakanları toplantıya katılır. Konsey başkanlığı 18 aylık süre için görev yapacak 3 üye devletten oluşan, devamlılığı ve tutarlılığı sağlamaya yönelik takımlar tarafından yürütülür. Böylece Başkanlık 6 aylık dönemlerle üye devletler arasında el değiştirir.

Birçok konuda tüm üye devletleri bağlayan yasal düzenlemeleri kabul etme yetkisini Avrupa Parlamentosu ile paylaşan Konsey, yine Avrupa Parlamentosu ile birlikte bütçeyi onaylar.

Konsey üç değişik usul çerçevesinde karar almakta olup bunlar; oybirliği, oy çokluğu ve nitelikli çoğunluktur. Lizbon Antlaşması sonrasında Konsey'de esas oylama usulü nitelikli çoğunluk olarak düzenlenmiş; oybirliği ve basit oy çokluğunun istisna niteliği taşıdığı ortaya konmuştur. Ortak Dış ve Güvenlik Politikası bugün hala büyük ölçüde üye devletlerin oybirliği ile karar aldığı en önemli istisna alanını oluşturur. Yeni üyelerin katılımı da yine Konsey'de oybirliği aranan bir alandır.

Konsey, üye devletlerin ekonomik politikaları arasındaki uyumu sağlar. Özellikle üye devletlerin Birliğin Ortak Dış ve Güvenlik politikası alanına yönelik politikalarının belirlenmesinde, AB Zirvesi ile birlikte yetkilidir. Bunun yanında Konsey, Avrupa Birliği adına üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle uluslararası anlaşmalar imzalar.

Bunlardan başka Avrupa Birliği Adalet Divanı, Avrupa Sayıştayı, Avrupa Merkez Bankası gibi organları da mevcuttur.

.

Güncelleme Tarihi: 13 Mart 2019, 23:37

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER