Dünü Bugünü ile Golan Tepeleri Sorunu

ABD Başkanı Donald Trump'ın "İsrail egemenliğini tanıdıklarını" açıklaması ardından gündeme gelen Golan Tepeleri nerede ve İsrail için neden bu kadar önemli?

Dünü Bugünü ile Golan Tepeleri Sorunu

52 yıldır işgal altında olan, defalarca Birleşmiş Milletler Kararına konu olan, uğruna savaşlar çıkan Golan Tepelerinin kısa öyküsüne İsrail'in kuruluşu ile başlamak daha doğru. 6 Gün Savaşları ile İsrail eline geçen Golan Tepelerinde, Yom Kippur savaşları ile İsrail gücü ve hakimiyeti arttı, bugün ise Donald Trump'ın bir tweeti ile Ortadoğu yine kaynayan kazana döndü.

.

İsrail'in Kuruluşu

Yahudiler 19. yüzyılın ikinci yarısında devlet kurma çalışmalarına başladılar. Vadedilmiş topraklar olarak adlandırılan Filistin toprakları üzerinde 1870 yılından itibaren çiftçi Yahudiler tarımsal yerleşme merkezleri kurmaya başladılar. 1. Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda Yahudiler devlet kurabilmek için etkili bir nüfus oluşturmak gayesiyle dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış bulunan Yahudi topluluklarını Filistin’e göçmeleri için ikna etme çabalarına girişti. Nazi Almanyası’nın 1930’lardan 1940’ların ortalarına kadar Yahudilere soykırım uygulamaya başlamasıyla Filistin’e büyük bir Yahudi göçü başladı. 

İngiltere, Amerika’nın yardımı sağladıktan sonra, Filistin meselesini Birleşmiş Milletler'e götürerek, sorunun çözülmesini istedi. Birleşmiş Milletler ise, 1947 yılı Kasım ayında Filistin’in biri Yahudi, öteki Arap olmak üzere iki devlet arasında paylaştırılmasına karar verdi. Yahudiler bu kararı kabul ederken Araplar reddetti. Kudüs şehrine ise BM denetiminde milletlerarası bir bölge statüsü tanındı. Bu çözüm Arapları tatmin etmedi ve İsrail-Filistin Savaşı başladı.

14 Mayıs 1948’de BM paylaşım planı uyarınca İsrail Devleti’nin kuruluşu ilan edildi. 24 saat sonra, Mısır, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan saldırıya geçerek İsrail topraklarına girdiler, ancak 1 yıl içinde Irak haricinde Mısır, Suriye, Ürdün ve Lübnan Birleşmiş Milletler aracılığı ile İsrail ile ateşkes anlaşması imzaladı ve bazı topraklar İsrail'e bırakılmış oldu.

.

1967 - 6 Gün Savaşları ve Golan Tepelerinin İşgali

İsrail, kurulmasının ardından komşu devletler ile birkaç çatışma yaşamış ise de 1967 yılına gelindiğinde 1967 Arap-İsrail Savaşı, Üçüncü Arap-İsrail Savaşı, Altı Günün Savaşı veya Haziran Savaşı isimleri verilen savaşlar başladı. 5 Haziran 1967 tarihinde Ürdün, Mısır ve Suriye, İsrail'e savaş ilan ettiler, hatta bu üç devlete Irak, Suudi Arabistan, Fas, Tunus, Sudan, Cezayir de askeri destek veriyordu. Savaş uzun sürmedi. İsrail daha ilk gün önleyici saldırı ile Mısır'ın tüm hava kuvvetlerini (yaklaşık 300 savaş uçağı) yoketti, aynı gün akşamında Suriye Hava Kuvvetlerinin de üçte ikisi yokedilmişti. Havada Arap güçlerini daha ilk günden yok eden İsrail için, bundan sonrası karşı koyan bir güç kalmayan hava destekli kara saldırılarıydı. Sina Yarımadası 3 gün içinde ele geçirildi. Savaşın 3. günü ise Golan Tepelerine operasyon başladı, 3 gün içerisinde burası da ele geçirildi. İsrail bu iki bölge dışında Doğu Kudüs ve  Gazze Şeridini de ele geçirmişti. (6 gün savaşlarının detaylı öyküsünü okumak için BBC TÜRKÇE sayfasına bakabilirsiniz)

Kısacası savaş 6 gün içinde İsrail'in kesin üstünlüğü ile sona erdi ve İsrail 6 gün içinde topraklarını 4 katına çıkardı. İsrail savaş sonrasında Doğu Kudüs, Gazze ve Golan Tepeleri'ni bırakmaya niyetli değildi. BM Güvenlik Konseyi, bunun üzerine 242 sayılı kararı aldı. Kararda, savaşla toprak kazanımı reddediliyor, son çarpışmalarda ele geçirdiği yerlerden İsrail'in çekilmesi isteniyordu.

1967 savaşı İsrail'i işgalci bir ülke haline getirdi. Savaşın en önemli sonucu da bu oldu. Bu deneyim hem İsrailliler hem de Filistinliler üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Ayrıca İsrail uluslararası hukuka aykırı olarak Golan Tepeleri ve Kudüs'te işgal ettiği bölgelerde yerleşim birimleri de kurmaya başladı.

.

1973 Yom Kippur Savaşı

İsrail işgal ettiği bölgelerden kolay vazgeçmek niyetinde değildi, ayrıca uluslararası hukuk açısından işgalci olarak da adlandırılmak istemiyordu.

1973 yılına gelindiğinde Suriye kaybettiği toprakları geri almak için harekete geçmeye karar verdi. Mısır ve Suriye orduları, İsraillilerin en büyük bayramını kutladığı gün olan Yom Kippur'da yani 6 Ekim 1973 günü saat 14:00'de taarruza geçti. İsrail yine bir kaç gün içinde Golan Tepelerini de aşarak Suriye içlerine girdi, ardından Sina Çölünü aşarak, Mısır'a karşı da üstünlük kurdu. Birleşmiş Milletler barış çağrılarında bulunsa da İsrail üstün konumundan dolayı bu çağrılara uymadı. Birleşmiş Milletler'in 22 Ekim ve 24 Ekim tarihli ateşkes kararlarına uymayan İsrail, 26 Ekim günü Barış Gücü'nün gelmesiyle ateşkese uydu.

Bu savaş sonrasında Dünya'da petrol krizi çıkmasına kadar giden ambargolar, SSCB-ABD soğuk savaşı daha da hissedilir hale geldi. Ayrıca İsrail'in işgal ettiği bazı bölgelerden çekilmeyeceği de anlaşılıyordu.

.

Golan Tepelerinin İlhakı 

1967 yılında 3 günde işgal ettiği bu tepelerden 14 yıl boyunca vazgeçmedi ve 14 Aralık 1981 tarihinde bir yasa çıkararak, tek taraflı olarak Golan Tepelerini ilhak etti. Sina Yarımadası için ise Mısır lehine geri çekildi. BM Güvenlik Konseyi, 497 sayılı kararı ile tek taraflı ilhakı kabul etmedi ve uluslararası hukuk açısından geçersiz kabul etti.

.

1981'den Günümüze Golan Görüşmeleri

2000 yılında Golan Tepeleri'nin Suriye'ye iadesi hedefiyle, ABD'nin ara bulucuğunda başlatılan müzakereler başarısızlıkla neticelendi. 

2003 yılı sonlarında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad İsrail ile barış görüşmelerini yeniden başlatmaya hazır olduğunu söyledi hatta İsrail de barış karşılığında Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü Suriye'ye geri vermeyi teklif etti ancak yine de görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı.

2008 yılında Suriye ve İsrail, kapsamlı bir barış anlaşması sağlanması amacıyla Türkiye'nin ara buluculuğunda yeniden dolaylı görüşmelere başladı. İsrail'in Gazze'ye saldırmasının ve dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın yolsuzluk davası nedeniyle istifa etmesinin ardından görüşmeler yine sonlandırıldı.

2009 yılında ABD Başkanı Barack Obama göreve geldiğinde, İsrail ve Suriye arasındaki görüşmeleri yeniden başlatmanın dış politika öncelikleri arasında yer aldığını söylemesine rağmen İsrail Başbakanı Netanyahu, Golan Tepeleri ile ilgili daha sert bir politika izleyeceğinin sinyallerini verince aynı karşılığı Suriye de verdi ve yine bir gelişme sağlanamadı.

2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı 2013 yılında Golan Tepeleri'ne ulaştı. İsrail, Golan Tepeleri'ne top ateşi açıldığını öne sürerek bu saldırılara karşılık verdi. Bu durum bugüne kadar aralıklarla devam etti.

2016 yılında İsrail Başbakanı Netanyahu, Bakanlar Kurulunu Golan Tepeleri'nde toplayarak dünyaya burayı "İsrail toprağı" olarak tanıma çağrısında bulundu ancak uluslararası toplum buna olumlu yanıt vermedi.

Bugün itibariyle ABD Başkanı Trump işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki "İsrail egemenliğini tanıdıklarını" açıkladı.

.

Uluslararası Toplum ve Golan

1967 yılında başlayan işgal 52 yıldır devam ediyor, Bugüne kadar defalarca Birleşmiş Milletler kararıyla işgal olduğu, işgalin yasadışı olduğu, ilhakın kabul edilmediği, toprakların Suriye'ye iadesi gerektiği kararı alındı. Bütün bu kararlara rağmen İsrail 3 yıldır işgali uluslararası toplumda meşrulaştırmak için girişimlerini arttırmış durumda. Bu çalışmalara ilk destek geçtiğimiz günlerde Kudüs'ün İsrail'in başkenti olduğunu tanıyan ABD'den geldi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün bir tweet ile ülkesinin 52 yıl sonra İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasının zamanının geldiğini söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili de ülkenin resmi haber ajansı SANA'ya yaptığı açıklamada "Suriye, Golan'ı elindeki tüm imkanları kullanarak kurtarmakta kararlıdır" mesajını verdi.

Diğer devletler ve uluslararası toplum ise Trump'ın açıklamasına sert tepkiler verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, İsrail'in Golan Tepeleri işgaline karşı çıkan ve İsrail'e, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 497 sayılı kararı başta olmak üzere tüm BM kararlarına uyma çağrısında bulunan karar tasarısını kabul etti. (İngiltere, Avustralya, Avusturya, Brezilya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Macaristan, İzlanda, İtalya, Japonya, Slovakya, İspanya, Togo, Ukrayna aleyhte oy kullandı)

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB'nin Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanımadığına atıfta bulunarak, "AB'nin pozisyonu herkesçe malum ve değişmedi." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmada "Golan Tepeleri'nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz. Trump'ın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir" dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Golan Tepeleri ile ilgili ifadelerini eleştirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Bu tür açıklamalar, ABD'nin uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarına karşı olduğunu gösteriyor" ifadesine yer verildi ve Rusya'nın Golan Tepeleri konusundaki pozisyonunun değişmediği vurgulandı.

Almanya Hükümet Sözcü Yardımcısı Ulrike Demmer, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, Almanya’nın Golan Tepeleri’nin statüsü konusundaki tutumunun değişmediğini ve uluslararası hukuka dayanarak, özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin 1981’de kabul ettiği 497 sayılı kararı bağlı kalmaya devam ettiklerini dile getirdi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada"Golan Tepeleri, 1967 yılında İsrail tarafından işgal edilmiştir, Fransa bu kararı tanımamaktadır." denildi.

.

Golan Tepelerinde Kimler Yaşıyor

Golan Tepeleri'nde 30'dan fazla Yahudi yerleşim biriminde 20 bin civarında uluslararası hukuk açısından tamamen illegal şekilde Yahudi yerleşimci yaşıyor. Golan Tepeleri'nde ayrıca 25 bin civarında da Suriyeli Dürzi Arap yaşıyor. Dürzi Araplar, anavatanları olan Suriye’ye bağlanıp karşı yakada kalan akrabalarıyla birleşmek istiyor ve İsrail eğitim kurumlarına özellikle üniversiteye gitmek istemiyorlar ancak iç savaşın başladığı 2011'den itibaren BM Barış Gücü ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü'nün gözetimindeki bölgelerden eğitim amacıyla Suriye'ye gidemiyorlar. 

İsrail vatandaşlığına geçmeyen ancak oturum hakkına sahip olan Golanlılar işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler gibi "Laissez-passer" belgeleri (vatandaşlığı olmayan toplumlara verilen serbest geçiş belgesi) ile yurt dışına seyahat edebiliyor ve ticaret yapabiliyor.

.

Golan Tepelerinin Önemi

Golan Tepeleri'ni İsrail için önemli kılan etkenlerin başında güvenlik ve su geliyor.

Bölge güvenlik açısından gözardı edilemeyecek kadar jeostratejik bir konumda, 6 Gün Savaşlarına kadar Suriye toprağı olan Tepelerden Suriye, zaman zaman İsrail topraklarını topçu atışına tutabiliyordu. Şimdi ise bölgenin en yüksek noktalarından biri olan ve Şam'a sadece 60 kilometre uzaklıkta bulunan Golan Tepeleri'ni elinde tutan İsrail, bu sayede komşu ülkelere karşı büyük bir stratejik avantaj sağlıyor. Golan Tepeleri ile İsraili'in Suriye dışında dışında Lübnan ve Ürdün'le de sınırı bulunuyor.

Golan Tepeleri zengin su yataklarına sahip. İsrail toplam su ihtiyacının üçte birini Şeria Nehri ve Golan Tepeleri'ndeki su kaynaklarından temin ediyor.

Yahudilere ait kutsal metinlerde birçok kez Golan bölgesine atıfta bulunulması da bölgeyi çoğu dindar Yahudi'nin gözünde kutsallaştırıyor.

.

.

.

Güncelleme Tarihi: 23 Mart 2019, 01:44

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER