Sosyal Medya Düzenlemesine Doğru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları ile sosyal medyanın kirli kullanımı gerekçesiyle geniş bir düzenleme yapılması gündeme geldi.

Sosyal Medya Düzenlemesine Doğru

Sosyal Medyayı çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemi olarak tanımlamak mümkün yani, herkes birşeyler paylaşabilir, paylaşımlar anında takipçilere ulaşır, onlar da izler, okur ve beğenebilir veya cevap verebilirler kısacası karşı iletişim kurabilirler, bu yönüyle de basılı gazete, televizyon ve sinema gibi geleneksel medyadan farklıdır. Sosyal medya da, içerik sahibi tıpkı bu yazı gibi küçük veya büyük kitlelere ulaşabilmektedir.

Youtube, twitter, facebook, blog yazıları derken geleneksel medyada devam eden içerik üreticisi ile içerik takipçisi yai izleyici arasındaki katı ayrım ortadan kalkmaya başladı, herkes içerik üretebilir hale geldi, tabi bu herkesin çok geniş kitlelere ulaşması anlamına gelmiyordu, burada yaratıcılık ön plandaydı ancak hiç yaratıcı olmasa da, hatta kin, nefret, ırkçılık içerse de bazı içerikler 10 takipçili hesaptan bile milyonlara ulaşma potansiyeline sahipti.

İşte bu potansiyel, müthiş bir değişim yarattı, artık herkes fikirlerini daha geniş kitlelere ulaştırabildiği için yaratıcı ve farklı olmaya, fikirlerini daha güzel ifade etmeye, içeriklerini güzelleştirmeye çalışırken özellikle anonim kalınması ve gizlilik içerisinde bazı eylemlerin yaptırımlarının olmaması, toplumsal anlamda azınlık veya ezilmiş durumunda bulunan kitlelere karşı ise sürekli nefret suçu işlenebilmesinin önünü açtı.

Son günlerde özellikle twitter ve facebook üzerinden belli siyasi görüştekilere ve kadınlara yönelik ağır ifadeler buradaki özgürlük alanının tartışılmasına yol açıyordu, hakaret her yerde hakaret olmalıydı, ırkçılık her yerde suç olmalı, nefret suçları sosyal medyada kolaylıkla işlenmemeliydi. Başak Demirtaş ile başlayan kadın kimliği üzerinden sosyal medyada hakaret ve özgürlük tartışmaları çabucak gündemden düşerken, sosyal medyada youtube videolarının "dislike" alması, daha az sayıda bile olsa bazı gizli veya anonim esapların hükümeti veya iktidar ile ilişkili kişileri, eşlerini, annelerini hedef alması özgürlüğün o kadar da geniş olmaması gerektiği söylemlerinin geleneksel medyada çokça yer kaplamasına neden oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak sosyal medya hesabından yeni çocuğu olduğu tweetinin altına Albayrak’ın eşi ve Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak ile ilgili hakaret içeren yanıtlar iktidar açısından bardağı taşıran damla oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kızı ve damadı üzerinden bu tür paylaşımlar üzerine ahlak ekseninde bir tartışma ile sosyal medya düzenlemesinin nümüzdeki birkaç hafta içerisinde Meclisten geçmesi gerektiğini açıkladı:

"Yalanın iftiranın kişilik haklarına saldırının alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Türkiye’ye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz. Kanunların suç saydığı her konuda hak arama ve önleme yolları açık olmalıdır.

Bu konuda kapsamlı bir hukuki düzlenme üzerinde çalışıyoruz. Bu düzenlemenin süratle hazırlanması ve yürürlüğe sokulması çağrısında bulunuyorum. Yasama dönemi bitmeden tamamen bu meseleyi halledeceğimizi umuyorum. Hukuki düzenleme tamamlandığında erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dahil her türlü yöntemi devreye sokacağız. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Bu ülkenin idari ve adli kurumlarını hiçe sayanları biz de hiçe sayarız.”

Bu açıklama sosyal medyanın katı kısıtlamalara tabi tutulacağının, hatta kapatılabileceğinin açık işareti iken, daha saatler geçmeden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı sosyal medya platformları ile ilgili yaptığı açıklamaların çarpıtıldığını belirterek, "Milletimize ve değerlerimize düşmanlıkta sınır tanımayan bazı kesimlerin, yasaklara ve baskılara karşı yıllarca mücadele etmiş Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yaklaşımını baskıcı ve yasakçı bir kalıp içerisinde sunma çabaları beyhudedir" diyerek açıklamayı yumuşatmaya çalıştı, hatta konunun vergisel yönünü daha ön plana çıkardı.

Muhalafet Liderleri ise sosyal medya kısıtlamasının kabul edilemeyeceği yönünde açıklamalar yaparken, konu biraz dasosyal medya diliyle "ti"ye alındı. İyi Parti lideri Meral Akşener, Recep Tayyip Erdooğan'a yönelik, "Dark'ın son sezonunu bitirmeden Netflix'i kapatırsan vallahi gücenirim" göndermesinde bulundu. CHP lideri kemal Kılıçdaroğlu ise, Meral Akşener’in sözlerini alıntılayarak “Aman Meral Hanım, şimdi hırsından spoiler verir” ifadelerini kullandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli, ise hemen tüm sosyal medya hesaplarını kapattığını twetter da açıkladı. "Bugün sizlerle son Twitter mesajlarımı paylaşacağım. Başta Twitter, Facebook olmak üzere sosyal medya iftira sahnesi, ihanet ve isnat mecrası olmuş çıkmıştır. Bu nedenle sosyal medyanın temiz kullanımı sağlanasıya, konuyla ilgili kanuni düzenleme TBMM’de yapılasıya kadar şahsen sosyal medya hesaplarımı tümden askıya alıyor; duruşumu, düşüncemi, tarafımı, tavrımı, tercihimi ve tepkimi alenen ilan ediyorum" dedi.

Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2020, 21:47

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER