Türkiye'de Rektör Atamalarının Tarihi

Boğaziçi Üniversitesi'ne Melih Bulu'nun rektör olarak atanması ile birlikte akademik bağımsızlık için önemli olan rektör seçimi/ataması ülke gündemine oturdu

Türkiye'de Rektör Atamalarının Tarihi

Her ne kadar ülke gündemine yeni yeni girmiş ise de, üniversitelere rektör seçimlerinin kaldırılması 2016 yılına yani OHAL dönemine ait bir değişikliğe dayanıyor. 29 Ekim 2016 tarihinde 676 sayılı KHK ile rektör seçimi kaldırılmış, yetki tamamen Cumhurbaşkanı'na verilmişti ve bu KHK'dan bu yana onlarca rektör ataması yapılmıştı.Gelelim ülkemizde rektör seçimleri ve atamalarının tarihine;

1946 Yılında Seçim Usulü Getirildi

Bu konuda ilk düzenleme 1946 yılına dayanıyor. Daha öncesinde atama ile göreve başlayan rektörler 1946'da kabul edilen kanunda, seçimle görev başına gelmeye başladı. 18 Haziran 1946’da Resmi Gazete’de yayınlanan 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu, rektörlerin seçimle görev başına gelmesini düzenliyordu: "Madde 12: Rektör, Fakülte Profesörler Kurullarının bir arada yapacakları toplantıda iki yıl için, aylıklı ordinaryüs profesör veya profesörler arasından, sıra ile, her seçim döneminde başka bir fakülteden olmak üzere salt çoklukla seçilir."

1981 yılında YÖK Kuruldu ve Seçim Usulü Kaldırıldı

Bu kanun 35 yıl boyunca yani 1980 askeri darbesine kadar uygulandı. 1981 yılında sıkıyönetim döneminde, 4 Kasım 1981 tarihli  2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile YÖK kuruldu (Kanun 6 Kasım atrihinde yayımlandığı için YÖK'ün kuruluşu 6 Kasım kabul edilmektedir). Bu kez 13. madde ile seçimler kaldırıldı ve rektörün devlet bakanı tarafından atanması usulü kabul edildi: "Madde 13: Üniversite tüzelkişiliğinin temsilcisi olan rektör Yükseköğretim Kurulunun önereceği yükseköğretimden sonra en az on beş yıl başarılı hizmet vermiş tercihan devlet hizmetinde bulunmuş ikisi, üniversitelerde görevli profesörlerden olmak üzere dört kişi arasından Devlet Başkanınca beş yıl için atanır, önerilenler atanmadığı ve iki hafta içerisinde yeni adaylar gösterilmediği takdirde Devlet Başkanınca doğrudan atama yapılır."

1992 Yılında Yeniden Seçim Usulü Getirildi

7 Temmuz 1992’de Yükseköğretim Kanunu’nun rektörlük seçimlerini düzenleyen maddesinde değişiklik yapıldı. Değişiklikle rektörlük seçimleri geri gelirken, YÖK’ün ve Cumhurbaşkanının atama yetkisi korundu. Zira seçim tek usul değildi, seçimde en çok oyu alan 6 aday YÖK'e sunuluyor, YÖK bunlardan 3'ünü Cumhurbaşkanı'na sunuyordu ve Cumurbaşkanı da bu 3 adaydan dilediğini atayabiliyordu. 2547 sayılı Kanunun 13. maddesi aşağıdaki gibi değiştirildi: "Devlet Üniversitelerinde rektör, profesör akademik unvanına sahip kişiler arasından görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanır. Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atanabilirler. Ancak iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzelkişiliğini temsil eder. Rektör adayı seçimleri gizli oyla yapılır. Oy veren her öğretim üyesi oy pusulasına yalnız bir isim yazabilir. Birinci toplantı­ da öğretim üyelerinin en az yarısının hazır bulunması şarttır. Bu sağlanamadığı takdirde toplantı 48 saat ertelenir ve nisap aranmaksızın seçime geçilir. Bu toplantıda en çok oy alan 6 kişi aday olarak seçilmiş sayılır, bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişi atanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör adaylarının seçimi ve rektörün atanması ilgili mütevelli heyet tarafından yapılır.

2016 Yılında Seçim Usulü Yeniden Kaldırıldı

Bir seçim usulü içermesine ve yıllarca Cumhurbaşkanı'nın en çok oyu alan adayı ataması usul haline gelse de zaman zaman diğer adayları seçmesi bile eleştiri konusu oluyor, tepki topluyordu. Tarihler, YÖK'ün kuruluşunun üzerinden 35 yıl geçtikten sonra 2016 yılını gösterdiğinde sistem yeniden değiştirildi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildi. Hemen ardından 18 Ağustos 2016’da Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanına doğrudan rektör atama yetkisi veren kanun teklifi verildi. Muhalefetten büyük tepki görünce teklif yasalaşmadı.

29 Ekim’de Resmi Gazete’de yayınlanan 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kaldırıldı. Meclis’te geri çekilen madde üzerinden 3 ay geçmeden KHK ile yürürlüğe girmiş oldu. 676 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile YÖK Kanununun 13. maddesişu şekilde değiştirildi: "Devlet üniversitelerinde rektör Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az üç yıl görev yapmış üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanır. Bir aylık sürede önerilenlerden birisinin atanmaması ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, iki hafta içinde yeni adaylar gösterilmemesi halinde Cumhurbaşkanınca doğrudan atama yapılır.

Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atanabilirler. Ancak aynı Devlet üniversitesinde iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz.Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eder. Vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör, mütevelli heyetinin Yükseköğretim Kuruluna teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır."

2018 yılında YÖK Tamamen Devreden Çıkarıldı

Rektör atamalarında değişiklikler burada da bitmedi, 10 Temmuz 2018 tarihli 703 nolu KHK ile 13. madde bir kez daha değiştirildi ve rektör atamalarında profesör olma şartı kaldırıldı, ayrıca YÖK devreden tamamen çıkarıldı artık YÖK Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrası şu şekilde: "Devlet ve vakıf üniversitelerine rektör, Cumhurbaşkanınca atanır. Vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör ataması, mütevelli heyetinin teklifi üzerine yapılır. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eder."

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2021, 17:38

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER